TÜRK HUKUK SİSTEMİ
Her yil Türk Medeni Kanunu’nun kabul gunlerinde nutuklar atılir, törenler, paneller vs. yapılir ve laik hukuka geçişimizin, modern hukuk sistemimizin önemi üzerinde durulur.
Bu yalanlara daha ne zamana kadar tahammül edeceğiz?
TBMM’nin 1996’da düzenlediği “Türk Medeni Hukuku’nun Kabulünün 70. Yılı” panelinde İsviçreli hukuk profesörü Pierre Tercier şaşkınlık içinde şunları söylüyordu.
“Turk Medeni Kanunu ile Borçlar Kanunu esas itibarıyla İsviçre Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu’nun ilk iki kitabının çevirisi ve toplu resepsiyonudur. (Oldugu gibi alınması)
Birincisi, çeviridirler ve ortada yeni bir hukuk sistemi yoktur,
İkincisi de devrimle alakaları bulunmamaktadır. Bir “reception”, yani olduğu gibi almadir.
Hatta Lilo Linke’nin “Allah Dethroned” (1937) adlı kitabında dediği gibi bir “evlatlık alma” (adoption) kararı bile denilebilir “hukuk devrimimiz” için.
“Türk hukuk devrimi” denilen ve 1928’e kadar devam eden Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin kanunlarının çeviri veya uyarlama yoluyla “evlatlık alınması” sürecinin bizzat Lozan’da taahhüt altına alındığı genellikle gözden kaçırılır.
Lozan Antlaşması’nın arkasına eklenen ve İsmet İnönü, Rıza Nur ve Hasan Saka’nın imzalarını taşıyan iki maddelik bildiride:
”TBMM hükümeti, göreneklerde ve uygarlıktaki gelişmenin haklı göstereceği bütün reformları gerçekleştirmek için araştırma ve incelemelere girişmeğe hazırdır.” denilmekte ve sunlari teahhut etmektedir.
1-Tük hükümeti, 1914-1918 savaşına katılmamış ülkelerin uyrukları arasından, Milletlerarası Adalet Divanı’nca düzenlenmiş bir çizelgeden seçtigi danismanlar alacak,
2-Bu danismanlarin gorevleri en az 5 yıl sürecek,
3-Türk devlet memuru olacaklar ve maaşlarını Turkiye odeyecek.
4-Bu bir kısmı İsviçreli, Alman ve İspanyol tabiyetli danışmanlar İstanbul ve İzmir’de görev yapacak, hukuk reformları komisyonunun çalışmalarına katılacak,
5-Türk hukuk, ticaret ve ceza mahkemelerinin işleyişini izleyecek, gerek gördüklerinde adalet bakanına rapor gönderecek,
6-Gerek mahkemelerin yönetimi, gerekse ceza ve kanunların uygulanması yüzünden doğabilecek şikâyetlere bakacaklardır.
7-Bu ‘gölge adalet bakanları’na, konutların aranması, araştırmaların ve tutuklamaların yol açabileceği şikâyetlere bile bakma hakkı tanınacak.
MUSTAFA ARMAĞAN /ZAMAN / 17 Subat 2008
SON YORUMLAR