ISTIFA ETMESINI BILMEK
08 Eki 2008
Yorum yapın
Başarısızlığın diyetini başarısızlıktaki asıl mesuller ödemelidir.
Bu siyasette de böyledir, ticarette de.
Zafer, orduların hanesine yazılır; yenilgi komutanların.
Her başarısız hamlede yöneticilerini çakallara teslim edenler, sadece zaman kazanmış olur; başka bir şey değil.
Bu, meselenin en tepedeki patron ya da yönetici kısmına bakan tarafıdır.
Bir de bürokrat seviyesinde sorumlulara düşen vakar ve ciddiyet vardır.
O da bambaşka bir karakter tahlilini gerektirir.
Yürekli bürokrat kendini kurda kuşa yem etmeden istifa yolunu seçer.
Hele içeriden bir hıyanet havası seziyorsa ve kapalı kapılar arkasında Bizans oyunlarının döndüğünü görüyorsa ve tabii ki bu vahim duruma dur diyemiyorsa istifa eder.
O istifa adamı küçültmez. Tam aksine, onuruyla yaşayan adam(lar) düzenbazları bu şekilde açığa çıkarmış olur.
Başarı sabır ister, fedakârlık ister, azim ister, inanç ister…
Sabahtan akşama başarı bekleyenler, sadece kendilerini yanıltmış olur.
Türkiye’de elli seçimdir başarısız olanlar iş başında kalıyor; sadece vitrin değiştirerek yoluna devam ediyor.
Yıllardır ‘bir avuç terörist’le baş edilemiyor; ama istifa yolları, hatta özeleştiri kapıları aralanmıyor.
Yolsuzluk, haksızlık, hortumculuk suçundan defalarca hırpalananlar istifayı aklından bile geçirmiyor.
Tam böyle bir manzara devam edip giderken yürekli ve ‘Sağlam’ bir adam istifa mekanizmasının ne denli insani olduğunu bize hatırlatıyor.
Yöneticiler bunu anlayacak, takdir edecek mi? Hayır!
Olsun! Ertuğrul gibi onuruna düşkün yöneticiler ortaya çıkacak ki kamu vicdanı istifa edenle koltuğuna yapışan arasındaki keskin farkı görebilsin.
Daha çok Ertuğrullar ve onurlu istifalar yaşanacak ki faziletli yönetici portresi ortaya çıkabilsin…
Bu siyasette de böyledir, ticarette de.
Zafer, orduların hanesine yazılır; yenilgi komutanların.
Her başarısız hamlede yöneticilerini çakallara teslim edenler, sadece zaman kazanmış olur; başka bir şey değil.
Bu, meselenin en tepedeki patron ya da yönetici kısmına bakan tarafıdır.
Bir de bürokrat seviyesinde sorumlulara düşen vakar ve ciddiyet vardır.
O da bambaşka bir karakter tahlilini gerektirir.
Yürekli bürokrat kendini kurda kuşa yem etmeden istifa yolunu seçer.
Hele içeriden bir hıyanet havası seziyorsa ve kapalı kapılar arkasında Bizans oyunlarının döndüğünü görüyorsa ve tabii ki bu vahim duruma dur diyemiyorsa istifa eder.
O istifa adamı küçültmez. Tam aksine, onuruyla yaşayan adam(lar) düzenbazları bu şekilde açığa çıkarmış olur.
Başarı sabır ister, fedakârlık ister, azim ister, inanç ister…
Sabahtan akşama başarı bekleyenler, sadece kendilerini yanıltmış olur.
Türkiye’de elli seçimdir başarısız olanlar iş başında kalıyor; sadece vitrin değiştirerek yoluna devam ediyor.
Yıllardır ‘bir avuç terörist’le baş edilemiyor; ama istifa yolları, hatta özeleştiri kapıları aralanmıyor.
Yolsuzluk, haksızlık, hortumculuk suçundan defalarca hırpalananlar istifayı aklından bile geçirmiyor.
Tam böyle bir manzara devam edip giderken yürekli ve ‘Sağlam’ bir adam istifa mekanizmasının ne denli insani olduğunu bize hatırlatıyor.
Yöneticiler bunu anlayacak, takdir edecek mi? Hayır!
Olsun! Ertuğrul gibi onuruna düşkün yöneticiler ortaya çıkacak ki kamu vicdanı istifa edenle koltuğuna yapışan arasındaki keskin farkı görebilsin.
Daha çok Ertuğrullar ve onurlu istifalar yaşanacak ki faziletli yönetici portresi ortaya çıkabilsin…
Ekrem DUMANLI / ZAMAN
Categories: AKTÜEL
SON YORUMLAR