Arşiv

Archive for the ‘AKTÜEL’ Category

SİGARA ve ZARARLARI

Bir sigara firmasında çalışan ve adının açıklanmasını istemeyen bir kişi, dehşet verici açıklamalarda bulundu:
“Geçtiğimiz yıl bir sigara firmasının İzmir Torbalı’daki üretim tesislerini gezdim. Türkiye’nin en büyük sigara üretim tesisi adeta bir teknoloji üssüne benziyordu. Binlerce dönüm arazi üzerinde yükselen dev hangarlarda sigaralar tütünden paketlemeye kadar el değmeden üretiliyordu. 
Yöneticiler, bizlere fabrikanın her tarafını gezdirdiler, tüm sorularımıza cevap verdiler, ancak sadece bir odaya girmemize izin vermediler. Bu oda, tütünün nemlendirildiği ve üzerine özel bir sıvının enjekte edildiği odaydı… Fabrika yöneticileri bu odaya özel bir bantla alınan tütünlerin, İsviçre’den getirilen özel bir sıvıyla nemlendirildiğini söylediler, ancak bu sıvının içinde ne olduğunu açıklamadılar. Sadece ‘Kakao, meyan kökü gibi tatlandırıcılar kullanıyoruz’ diye geçiştirdiler”

ÖZEL SIVIDA NE VAR?

Sigaraya enjekte edilen özel sıvının ne olduğuna ilişkin yaptığımız araştırmada, Türkiye’de konuyla ilgili herhangi bir araştırmanın yapılmadığını tespit ettik. Fakat Amerikan Halk Sağlığı Dergisi’nde konuyla ilgili dehşet verici bulgulara ulaştık. 
İşte araştırmanın çarpıcı sonuçları:
Dr. Michael Rabinoff ve Dr. Nicholas Caskey’in “Pharmacological and Chemical Effects of Cigarette Additives” isimli araştırmada sigaranın inanılmaz etkileri olduğu ortaya çıktı. Önümüzdeki 10 yılda sigaradan kaynaklanan hastalıklar dolayısıyla 1 milyar kişinin öleceği öngörülen araştırmada, bu ölümlere sebep olan asıl unsurun sigara içinde bulunan katkı maddeleri olduğu vurgulandı. Araştırmada, sigaranın içinde tütünün yanısıra 599 adet katkı maddesi bulunduğu, bu katkı maddelerinden yaklaşık 100 tanesinin ilaç endüstrisinde kullanıldığı belirtildi.

SİGARAYA ÖKSÜRÜK İLACI KATARAK TİRYAKİLERİN SİGARAYI BIRAKMASI ÖNLENİYOR

1980′li yıllardan itibaren sigaraya katkı maddesi ekleyen firmaların, daha çok bağımlılık yapmak ve içenlerin sigarayı bırakmasını engellemek için amacıyla değişik ilaçlar kullandığı belirtilen araştırmada, araştırmada sigara içinde bulunan Benzil Salisilat’ın ağrı kesici ateş düşürücü, Akonitik Asit’in kas ağrısı ve romatizma tedavisinde, Okaliptol’ün mikrop öldürücü ve öksürük önleyici olarak kullanıldığı, üreticilerin bu maddeleri sigaraya katarak, sigaranın ölümcül etkilerini gizlemeye çalıştıkları bildirildi.
Ayrıca sigaraya katılan Asetaldehid maddesi nikotinin bağımlılık miktarını arttırıyor.
Sigaraya katılan başka bir madde olan Amonyak ise ateşle birleştiğinde nikotinin etkisini dört katına çıkarıyor. Daha fazla zehirliyor ve daha öldürücü oluyor.
Sigaraya katılan 599 maddenin daha çok bağımlılık yapma ve sigaradan kaynaklanan sağlık sorunlarını gizleme fonksiyonları olduğu belirtilen araştırmada, mentol ve tatlandırıcılarla desteklenen tütünün boğazı yakmayarak, tüketiciyi daha çok içmeye teşvik ettiği iddia ediliyor.

SİGARADA ALKOL DE VAR

Sigaranın üretim aşamasında yoğun alkol oranı olan Kanyak ve Rom karışımıyla nemlendirildiği bildirilen araştırmada, sigaranın içindeki katkı maddeleriyle adeta bir uyuşturucu maddeye dönüştürüldüğü tesbiti yapılıyor. Tüketicilerin sigara içerek rahatlamasını da hedefleyen üreticilerin, beyni uyuşturarak büyük zarar veren propilen glikol maddesini kattıkları da belirtiliyor. 
Tiryakilerin nefeslerini açarak daha derinlere ve daha fazla içmelerini isteyen üreticilerin, ürünlerine nefes açıcı etkisi olan Kakao’yu dahil ettikleri, meyan kökü, zencefil gibi kokulu maddelerle gençleri ve kadınları cezbetmeyi hedefledikleri ifade ediliyor. 
Kaynak : http://www.internethaber.com/

Categories: AKTÜEL

JON TURKLER

II.Mahmut zamaninda Avrupa’ya egitim gonderilen ogrenciler geri dondukten sonra yapmalari gereken isi birakip siyasete ve devlet yonetimine ozenmislerdi.
Doktor, muhendis veya akademisyen olsun, oralardaki ilmi gelismeleri ogrenip gelip ulkelerine faydali olsunlar diye gonderilen bu ogrencilerin bir cogu; gazeteci ve siyaset tutkunu olarak geri donmus ve her birisi yonetimde etkili olmanin yollarini arar olmuslardi.
Sistemi kendi siyasi emellerine uygun hale getirmek icin ellerinden geleni yaptilar.
Padisah Abdulaziz, once “Genc Osmanlilar” sonrada “Jon Turkler” diye anilan bu grubun her istedigini yapmiyordu. Dolayisiyle onu bir engel olarak gorduler ve “Deli” diye suclayarak tahttan indirilmesine ve daha sonrada oldurulmesine sebeb oldular.
Abdulaziz oldurttukleri gibi, utanmadan intihar ettigi haberlerini yaydilar.
Halbuki Abdulaziz’in her iki bilegi cok derin kesilmis, disleri kirilmis ve sakallari yolunmustu.
Ilk anda tibbi bir mudahele yaptirilmamisti.
Ve alelacele “intihar ettigine dair” bir rapor alinmisti.
Ayrica gunumuzde ortaya cikan fotograflardan da, olmeden once saray gorevlilerinin Abdulaziz’i asagiladiklari anlasilmaktadir.
Yorum sizlere ait…

Categories: AKTÜEL

NUFUS CUZDANINIZ CALINIRSA

Nüfus cüzdanını kaybeden veya çaldıran kişilerin emniyetten aldığı tutanak ve birde dilekçe eşliğinde bir vergi dairesine başvurması durumunda kayıp olan nüfusunun bilgisi sicil kayıtlarına alınıyor.
Ve nüfus cuzdanini eline geçiren bir diğer kişi herhangi bir vergi dairesine gidip bu cuzdanla şirket açılısı yapmak istese sistem uyarı mesaji veriyor.
Bir çok kişinin ve hatta vergi dairesi çalışanlarının bile pek bilmediği bu konunun ayrıntılarını  gelir idaresi başkanlığı resmi sitesinde iç genelgeler bölümünde VERGI KIMLIK NUMARASI IC GENELGESI SERI NO:2007/1 de bulabilirsiniz.

Gonderen
Talha YENI

Categories: AKTÜEL

ISTIFA ETMESINI BILMEK

Başarısızlığın diyetini başarısızlıktaki asıl mesuller ödemelidir.
Bu siyasette de böyledir, ticarette de.
Zafer, orduların hanesine yazılır; yenilgi komutanların.
Her başarısız hamlede yöneticilerini çakallara teslim edenler, sadece zaman kazanmış olur; başka bir şey değil.
Bu, meselenin en tepedeki patron ya da yönetici kısmına bakan tarafıdır.
Bir de bürokrat seviyesinde sorumlulara düşen vakar ve ciddiyet vardır.
O da bambaşka bir karakter tahlilini gerektirir.
Yürekli bürokrat kendini kurda kuşa yem etmeden istifa yolunu seçer.
Hele içeriden bir hıyanet havası seziyorsa ve kapalı kapılar arkasında Bizans oyunlarının döndüğünü görüyorsa ve tabii ki bu vahim duruma dur diyemiyorsa istifa eder.
O istifa adamı küçültmez. Tam aksine, onuruyla yaşayan adam(lar) düzenbazları bu şekilde açığa çıkarmış olur.
Başarı sabır ister, fedakârlık ister, azim ister, inanç ister…
Sabahtan akşama başarı bekleyenler, sadece kendilerini yanıltmış olur.
Türkiye’de elli seçimdir başarısız olanlar iş başında kalıyor; sadece vitrin değiştirerek yoluna devam ediyor.
Yıllardır ‘bir avuç terörist’le baş edilemiyor; ama istifa yolları, hatta özeleştiri kapıları aralanmıyor.
Yolsuzluk, haksızlık, hortumculuk suçundan defalarca hırpalananlar istifayı aklından bile geçirmiyor.
Tam böyle bir manzara devam edip giderken yürekli ve ‘Sağlam’ bir adam istifa mekanizmasının ne denli insani olduğunu bize hatırlatıyor.
Yöneticiler bunu anlayacak, takdir edecek mi? Hayır! 
Olsun! Ertuğrul gibi onuruna düşkün yöneticiler ortaya çıkacak ki kamu vicdanı istifa edenle koltuğuna yapışan arasındaki keskin farkı görebilsin.
Daha çok Ertuğrullar ve onurlu istifalar yaşanacak ki faziletli yönetici portresi ortaya çıkabilsin…

Ekrem DUMANLI / ZAMAN

Categories: AKTÜEL

BIZIM MAHALLE

Simdi bizim çok sevdiğimiz bir “mahalle baskısı” kavramımız oldu.
Mahalle baskı yapacak ve bütün kadınlar türban giyecek, bütün ülke koyu Müslüman olacak.
Bizim “mahallenin” bu baskıyı yapmak için neden üniversitelerde türbanın kalkmasını beklediğini ise hiç anlayamadım.
Halbuki Türban sadece üniversitelerde yasak, toplumda yasak değil.
Neden bu “mahalle” baskı yapıp bütün kadınlara türban giydirmiyor.
Neredeyse binlerce yıldanberi başlarını örten Anadolu kadınlari neden hala türbana geçmediler?
Bu ülkede bir tane “türbanlı” köylü kadını gören oldu mu?
Bu ülkenin Anadolu ve köy yaşamını gerçekten bilen bir sosyoloğumuz var mı?
Neden bu “mahalle” yüzlerce yıldanberi bir türlü doğru dürüst baskı yapmıyor da bizde içki tüketimi bu kadar artıyor?
Çok korkulan şeriat daha seksen yıl önce bu ülkede degilmiydi?
Burası sadece şeriatla yönetilen bir ülke değildi, ayrıca bütün Müslümanların önderi olan Halife de bu topraklarda yaşıyordu.
Siz şeriatla yönetildiği sırada Osmanlı’da yaşamın nasıl olduğunu biliyor musunuz?
Mahalle neredeydi o zaman?
Anadolu’yla Müslümanlığın ilişkisini tam anlayamadan “mahallenin” baskısını anlamak mümkün olabilir mi?
Halk edebiyatının en zengin kaynağı “tasavvuf” olan bir toplumun Müslümanlığı, Arapların Müslümanlığına benzer mi peki?
Anadolu Allah’a inanır… Ne bu inancını engellemeye çalışanı, ne de “dinin bütün şekil şartlarını yerine getir” diye zorlayanı sever.
Bayram namazını kılar, rakısını içer… İkisine de karışılmasını istemez.
Zorlayın da bakın ne oluyor?
Niye 22 temmuz’da hem ordu, hem de Selamet Partisi kaybetti?
Bu size hiçbir şey söylemiyor mu?
Türkiye faşist olmaz, komünist de olmaz, şeriatla da yönetilmez.
Katı kuralları olan hiçbir yönetim bu topraklara yerleşemez.
Biraz çocuksu, biraz korkak, biraz tembel, serazat yaşamaktan hoşlanan, keyfine düşkün, dalgacılığı seven, içkiden haz alan bir toplumuz biz.
Her şeyden çabuk sıkılır, baskıdan kaçarız.
Siz gazeteleri hiç okumadığınızı farzederek, kendi hayatınızdan şu “mahalle baskısının” örneklerini söylesenize.
Kaçınız nerede, ne zaman, nasıl baskı gördünüz?

Ahmet ALTAN / Gazetem / 25 Eylul 2007

Categories: AKTÜEL

AB-ABD ve TÜRKİYE FARKI

ABD’de ve Avrupa’da siyasi rekabet enfazla yarim duzine konu etrafinda doner:
1-Suc ve sucluyla mucadele
2-Vergi oranlari
3-Devletin Sosyal Harcamalari
4-Saglik Reformu ve sorunlari
5-Gocmen sorunlari
6-Egitim ve Egitim Yatirimlari
7-Dis Ulkelerden askerlerimizi cekelimmi-cekmeyelimmi?

Turkiye’de ise; siyasi rekabet su konular uzerinde cereyan eder:
1-Hukumetmi suclu, yoksa cetelermi?
2-Yolsuzluk
3-Kadrolasma
4-Icerde Irtica ve Boluculuk
5-Disarida Ulkeyi Satma ve Vatan Hainligi
6-Bolucu Teror

Mumtaz’er TURKONE/ZAMAN

Categories: AKTÜEL
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.