Arşiv

Archive for the ‘GENEL KÜLTÜR’ Category

İKİ ṢEY

İki şey “Kalitesiz İnsan”ın özelliğidir:
1- Şikayetçilik
2- Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller:
1 – Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2- Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür:
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)
İki şey insanı “Nitelikli İnsan” yapar:
1- İradeye Hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak
İki şey “Ekstra Değer” katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek
İki şey gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübağala, abartı, ifrat, tefrit)
2- Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:
1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)

Categories: GENEL KÜLTÜR

KÜRTLER KİMLERDİR?

Kürtler, Mezopotamya’nın yerlilerinden olup Zagros dağlarından, Toros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan 20-30 milyon kişiden oluşan etnik gruba mensup ve Hint-Avrupa dili konuşan halklardan biridir.
Din
Kürtler, dini bakımdan çok heterojen bir halk olup aralarında birçok farklı dine mensup gruplar vardır.
Kürtlerin çoğunluğu Sünni Müslüman olup Islamiyeti kabul etmiştir.
Türkiye ve İran sınırları içinde yaşayan Kürtlerin çoğunluğu sünni, diğerleri alevidir.
Ayrıca Şii,Yezidi, Yahudi, Zerdüşt ve Hıristiyan Kürtler de vardır.
Dil
Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İrani kolunun kuzey-batı İrani grubuna ait bir dildir.
Kürtçe, dünyada tahminen 30-40 milyon insan tarafından konuşulmaktadır.
Kürtlerin konuştuğu lehçeler şöyle sıralanabilir:
Kurmanci, Sorani ve Kelhuri. Ayrıca Zazaca da lehçelerden biridir.
Kürtçe, bugün Türkiye, İran, Irak, Suriye, Sovyetler Birliği, Lübnan gibi değişik devletlerin sınırları içinde yaşamakta olan Kürtlerce konuşulur.
Kürtçe Irak’ta resmi dil olarak tanınmıştır.
Kürtçe içerisinde, Farsça, Arapça ve Türkçe kelimeler bulunmaktadır.
Edebiyat
Kürt edebiyatı; halk (sözlü) edebiyatı ve yazılı edebiyat olarak ikiye ayrılır.
Sözlü edebiyat, yani halk edebiyatının tarihi binlerce yıl öncesine kadar dayanıyor.
Yazılı edebiyat ise bin yıl öncesine kadar dayanıyor.
Hemadani Baba Tahir (935-1010), Kürt edebiyatının ilk yazılı örneğini, bin 100 yıl önce İran’da Arap alfabesiyle Kürtçe yazmıştır.
Kürtçe’nin eski ve güçlü edebi ürünlere sahip diğer bir lehçesi de Kurmanci lehçesidir.
Kurmanci lehçesiyle bu güne kadar ulaşmış şiirler yazan Kürt şairleri arasında ilk akla gelenler:
Elîyê Herîrî (1425-1495), Feqîyê Teyran (1590-1660), Melayê Cizîrî (1570-1640) ve Ehmedê Xanî (1650-1707)’dir.
Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn adlı ünlü eseri ilk kez 1730′da çevrilip yayımlanmıştır.
Türkiye’deki Kürtler
Nüfus bakımından:
Türkiye’deki Kürt kökenli Türk nüfusuna dair sayım Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından 1965′de yapılmıştır.
Buna göre, 1965′de 31.391.421 olan Türkiye Nüfusu’nun 2.219.502’si ana dili olarak Kürtçe’yi beyan etmiştir.
Bu sayı, toplam nüfusun yüzde 7,07’sine tekabül etmektedir.
2000′li yıllara bakıldığında ise Türkiye’de yaklaşık 15 milyon Kürt asıllı Türk vatandaşı olduğu belirtilmektedir.
Coğrafi yönden:
Türkiye’deki Kürtler Cumhuriyet’in ilk yıllarında yoğunlukla Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine yayılmış halde bulunuyorlardı. Son yıllarda yaşanan iç göçler nedeniyle, bu bölgeden İstanbul, Adana, İzmir, Bursa ve Mersin gibi büyük kentlere göç etmişlerdir. Bu nedenle, özellikle Anadolu’nun batısında yaşayan Kürt kökenli nüfusun, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya göre çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir; ancak yukarıda belirtildiği gibi, nüfus sayımlarında vatandaşlık esas alındığı ve etnik köken sorulmadığı için, Kürt kökenli nüfusun nerede daha yoğun olduğu konusunda kesin bir şey söylemek olanaksızdır.
Ayrıca evlenmeler sonucu da nüfus karışmıştır.
Bir kısım Kürt kökenli Türk vatandaşı ise başta Almanya olmak üzere, çeşitli Batı Avrupa ülkelerine göç etmiştir.
Ortadoğu’da Kürtler
Kürtler yoğun olarak Toros ve Zagros dağlarının kesiştiği, Mezopotamyayı da içine alan, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu, Irak’ın kuzeyi, İran’ın Kurdistan, Batı Azerbaycan, Azerbaycan (Zengilan, Laçin, Kubadli, Kelbecer) Kermanşah ve Loristan eyaletlerinde yaşarlar.

Kaynak:

http://tr.wikipedia.org

Categories: GENEL KÜLTÜR

İŞ HAYATINDA MUTLU OLMANIN İPUÇLARI

1. Kişisel problemlerinizi kişisel tutmaya özen gösterin:
Kişisel meselelerinizle fazlaca uğraştığınız zaman işinize konsantre olmakta ve mutlu olmakta güçlük çekersiniz. Hiç kimsenin kişisel yaşamı tamamıyla problemsiz olamaz, öncelikle bunun farkına varın.
Kısacası işinize odaklanabilmeniz ve verimli olabilmeniz için de kişisel sıkıntılarınızı evde bırakmalısınız.
2. Ofisinizi yuvaya dönüştürün:
Ofisinizi size ait kılın, çalışma alanınızı şirket politikası izin verdiği ölçüde kendinize göre dekore edin ve ofisinizde olabildiğince konforlu ve rahat olmaya çalışın.
3. Sağlıklı beslenin ve bol bol su için:
İyi beslenmek ve bol bol su içmek işyerinizdeki enerji ve genel tutumunuzda büyük fark oluşturacaktır.
4. Organize olun:
 Elinizdeki iş yükünü tamamlamak için kendinize bir program çizelgesi hazırlayın. İş yükünden boğulduğunuzu ve nasıl başa çıkacağınızı düşündüğünüz an, işteki memnuniyetsizliğiniz artacaktır.
5. Hareket edin:
Hem sağlığınız hem de mutluluğunuz için mesai süreniz içerisinde zaman zaman yerinizden kalkıp, biraz hareket etmeye gayret edin.
6. İş arkadaşlarınızı değiştirmeye çalışmayın:
Kimseyi değiştiremezsiniz. Yalnızca sizin onlara verdiğiniz reaksiyonu değiştirebilirsiniz.
7. Başka kişilerin hareketlerinin sizi etkilemesine izin vermeyin:
Sadece anlaşmazlıkları çözmenin yollarını arayın ve rahatsız edici durumların oluşmasını önlemeye çalışın.
8. Kendinizi ödüllendirin:
İşinizin dışında kendinize bir ödül belirleyin. İster arkadaşlarla akşam yemeği, ister sinema, ister spor olsun arada sırada kendinizi şımartın. Evdeki stres nasıl işinizi olumsuz etkilerse, aynı şekilde hayatınızın olumlu yönleri de ofisteki modunuzu olumlu etkileyecektir, bunu unutmayın.
9. Arada bir soluk alın:
Ayaklarınızı kapalı tutun, kollarınızı yanlarda sabit bırakın ve derin nefes alın. Gün içerisinde bunu sık sık tekrarlayın.
10. Pozitife odaklanın:
İşte sevdiğiniz şeyleri belirleyin. Bunlar sadece sevdiğiniz iş arkadaşlarınız veya ofisinizde pencereden gördüğünüz güzel manzara gibi basit şeyler de olabilir. Kişi kendi kafa yapısını kendisi oluşturur. Negatif şeyler hakkında üzülmek sizi zaman içerisinde boğacaktır. Bu yüzden aklınızda işinizle ilgili sevdiğiniz pozitif noktalara vurgu yaparsanız, işiniz daha keyifli hale gelecektir.

www.monster.com.tr

Categories: GENEL KÜLTÜR

TAPINAK ŞOVALYELERİ

1118 yilinda Hugues de Payens ve sekiz şovalye, eski ve terk edilmis bir şatonun bahçesinde toplanıp tum insanlığı seveceklerine ant icmislerdi.
İki yüz yıl sonra, bilinen dunyanın dört yanında tarikatın beş binden fazla üyesi bulunuyordu.
Tapınak şovalyeleri o gune kadar uzlaşmaz sayilan iki şeyi, askeri hayatla dinsel hayati uzlaştirmişlardi.
Tapinak Sovalyeleri Tarikati, uyelerinden gelen bagişlarla buyuk servet sahibi olmuştu.
Sovalyelerin durustlugu oylesine nam salmisti ki, krallar ve soylular tum degerli varliklarini Tapinak Sovalyeleri’ne emanet ediyorlar, ellerinde yalnizca varliklarini onaylayan bir senetle yolculuga cikiyorlardi.
Bu senet, Tapinak Sovalyeleri tarikatinin herhangi bir satosunda esit degerde paraya cevrilebiliyordu.
Bugun uygulanan kredi mektubu bu uygulamadan dogmustu.
Sovalyeler, dinsel catismalara son vermenin, donemin bellibasli tektanrili dinlerini birlestirmenin yollarini aramislardi.
Ama boyle durumlarda hep oldugu gibi, pek cokda dusman edinmislerdi.
Buyuk krallar ekonomik gucu ellerinde tutmaya calisiyorlar, dinsel serbestlik Kilise icin bir tehlike olarak goruluyordu.
13 Ekim 1307 Cuma gunu, Vatikan ve Avrupa’nin buyuk devletleri, Ortacagin en buyuk tutuklama harekatlarindan birini baslatmislar, o gece Tapinak Sovalyeleri’nin belli basil onderleri ele gecirilerek hapse atilmislardi.
Degisik suclamalar ve sorgulamalardan sonra Tarikatin butun mallarina el konulmus, uyeleri dunyanin dort yanina dagilmis ve Tapinak Sovalyeleri Tarikati tarih haritasindan silinmisti.
Tarikatin son buyuk onderi Jacques de Molay, Paris’in gobeginde yakilarak idam edilmisti.

Paulo COELHO

Categories: GENEL KÜLTÜR

BURCA GÖRE EĞİTİM

Çocuğunuzun karakteri ve ona nasıl davranmanız gerektiğini, burçlarına göre belirleyebilirsiniz.
Burçların özellikleri ve yetiştirilirken yapılması gerekenler ise şöyle:

OĞLAK:[23 Aralik-20 Ocak]
Çekingen, içine kapalı, kolay kolay gülmeyen bir karaktere sahiptir.
Hislerini anlamak, onu duyduğu güvensizlikten kurtarmak gerekir.
Yildizi=Disiplin temsilcisi SATURN

KOVA:[21 Ocak-19 Subat]
Erken yaşlarda, sizi bilgisi ve başkalarından farklı görüşleriyle şaşırtabilir.
Yapacağı iş veya seçeceği meslek hakkında karar verecek kadar da kafalıdır.
Yildizi=Degisiklik,ani baslangic ve sonuclar temsilcisi URANUS

BALIK:[20 Subat-20 Mart]
Çekingen, mahcup ve utangaçtır.
Anne ve babanın ona büyük sevgi göstermesi, yaşına uygun çocuklarla arkadaşlık etmesini sağlaması gerekir.
Yildizi=Hayaller Yildizi NEPTUN

KOÇ:[21 Mart-20 Nisan]
Koç burcu çocuğu dünyaya gelir gelmez çığlığı basar.
Böylece daha doğduğu andan itibaren ilgiyi üstüne çeker.
Dahi çocukları bu burçtan çıkar.
Yildizi= Cazibe,savas ve ask temsilcisi MARS

BOĞA:[21 Nisan-21 Mayis]
Sessiz ve sakindir.
O, bütün boğalar gibi inatçıdır.
Zekasını geliştirmek için güzel resimlerden, çiçeklerden yararlanmalı, merakını tahrik etmelisiniz.
Yildizi= Guzellik,sevgi ve guzel sanatlar temsilcisi VENUS

İKİZLER:[22 Mayis-21 Haziran]
Daha bebekken beşiğinin kenarına tırmanıp dışarıya atlamayı deneyecektir.
Geniş hayal gücü yüzünden yalan da söyleyecektir. Dikkatli olmak gerekir.
Yildizi=Zeka ve hareket temsilcisi MERKUR

YENGEÇ:[22 Haziran-23 Temmuz]
Çok hassas, içli, neşeli, bazen kederli, sevilmeye büyük ihtiyacı olan bir kişiliği vardır.
Ona gereken şefkati gösterir, böylece güven duymasını sağlarsanız kolaylıkla terbiye edip büyütürsünüz.
Yildizi=Hisleri temsil eden AY

ASLAN:[24 Temmuz-23 Agustos]
Cesaretli, başkalarını idare etmeye eğilimli, çok hareketli, gözü pek, cana yakın, konuşkan ve zeki karakterlidir.
Erken çağlarda onu iyi eğitmeniz, doğruyla yanlışı öğretmeniz gerekir.
Yildizi=En ustun gucu temsil eden GUNES

BAŞAK:[24 Agustos-23 Eylul]
Okulda da merakı ve zekası sayesinde başarılıdır.
Daha küçük yaşta paranın değerini anlayan çocuk böylece kendisini derslerine verecektir.
Yildizi=Zeka ve hareket temsilcisi MERKUR

TERAZİ:[24 Eylul-22 Ekim]
Çok yönlü ve epey çekingendir.
Anne ve babanın çok anlayışlı ve sabırlı olması, çocuğun yavaş yavaş mahcupluktan sıyrılmasını sağlar.
Yildizi=Guzellik,sevgi ve guzel sanatlar temsilcisi VENUS

AKREP:[23 Ekim-22 Kasim]
Neşeli, hareketli, enerjik, cana yakın bir kişiliğe sahiptir.
Zekası sayesinde her şeyi çabuk kavrayıp öğrenir.
Eğitilmesi de zor değildir.
Yildizi=Cazibe,savas ve ask temsilcisi MARS

YAY:[23 Kasim-22 Aralik]
Neşeli, cana yakın, hareketli ve çok dürüsttür.
O daha çok küçük yaşta farkına varmadan doğru hareket etmesini öğrenir.
Ancak daima güleryüzlü, neşeli olan çocuk, asla emir dinlemez.
Ona ısrar etmek ve onu cezalandırmak hatalıdır.
Yildizi=Nes’e,bolluk ve zenginlik temsilcisi JUPITER

Aksam Gazetesi/24 Mart 2002

Categories: GENEL KÜLTÜR

BEYNİNİZİN HANGİ TARAFI DAHA ÇOK GELİŞMİŞ…

1-Okuldayken hangi dersleri daha çok severdiniz?
    a) Türkçe, Resim, Sosyal vb.
    b) Fenle ilgili olanları
2-Hangi tip sporları yapmaktan hoşlanırsınız?
   a) Tek başına yapılan sporları
   b) Takım sporlarını
3-Gördüğünüz rüyaları ne sıklıkta hatırlarsınız?
   a) Çoğunlukla hatırlarım
   b) Ender olarak hatırlarım
4-Ellerinizi ve mimiklerinizi konuşurken ne kadar kullanırsınız?
   a) Çok kullanırım
   b) Çok az kullanırım
5-İki elinizin parmaklarını birbirine geçirerek kapatın. Hangi elinizin baş
parmağı üstte kalıyor?
   a) Sağ
   b) Sol
6-Şu an saatin kaç olduğunu tahmin edin, şimdi saate bakın, yanılma payınız
ne kadar?
   a) On dakikadan fazla
   b) On dakikadan az
7-Aşağıdakilerden hangisini daha kolay hatırlarsınız?
   a) İnsanların yüzlerini
   b) İnsanların isimlerini
8-İki gözünü açık tutarak elinizde ki kalemi, bir cam kenarı veya kapı
kenarı ile hizalayın. Önce sol gözünüzü, sonra sağ gözünüzü kapatın. Hangi
gözünüzü kapatınca kalem daha az oynuyor?
   a) Sol gözümü kapatınca
   b) Sağ gözümü kapatınca

SONUC:
A” ların sayısı fazla ise SAĞ beyniniz daha gelişmiştir…
B” lerin sayısı fazla ise SOL beyniniz daha gelişmiştir…

BEN SAG BEYINLIYIM,CUNKU;
-hayal ederim
-duyduklarımı unutmam
-hissederim
-koku alma tad alma benim için çok önemlidir
-sezgilerimi kullanırım
-iç güdülerim kuvvetlidir
-yeni şeyler üretirim
-subjektifim
-boyutları iyi algılarım
-ritim duygum gelimiştir
-bir bütün olarak görürüm
-duygularımla hareket ederim

BEN SOL BEYINLIYIM,CUNKU;
-mantık yürütürüm
-lineer düşünürüm
-sınıflandırır ve  isimlendiririm
-dizer listeler yaparım
-analiz ederim
-yapı incelerim
-matematiksel işlemler yaparım
-bilinçli hareket ederim
-dili doğru kullanırım
-detayları görürüm
-inceler ve odaklanırım
-bütünü değil parçayı görürüm
-sistemli ve disiplinli çalışırım
-objektif davranırım

Categories: GENEL KÜLTÜR

ZEKA GELİŞTİRME METODLARI

1-Doğru zamanlama yapın. En iyi düşünme zamanınızı belirleyin ve en zor beyin çalışmalarınız için o zamanı rezerve edin. Çünki  çoğu yetişkin insan sabahları, çoğu geç insan ise öğleden sonra daha net düşünür.

2-İyi bir eğitim alın fakat abartmayın. Okula gitmenin yaratıcılık üzerinde pozitif bir etkisi vardır. Vardir ama artan bir şekilde gelisen mezuniyete odaklanma durumu bu yaratıcılığı olumsuz etkiler.

3-Not alın: Bir Çin atasözü “en zayıf mürekkep en güçlü hafızadan daha kalıcıdır” der.

4-Günde bir fincan kahve için: Araştırmalar bir fincan kahvede bulunan kafein miktarının konsantre olmanıza yardımcı olacağını gösteriyor. Fakat kaygı ve endişeye  meyilli bir karakteriniz varsa; bu pek bir işe yaramayabilir..

5-Dikkatinizi verin.
Sadece toplantıdan birkaç saniye sonra bir kişinin adını unutuyorsaniz ; problem hafıza değil, konsantrasyondur.  O takdirde bilinçli olarak hafıza bankanıza kendi kendinize yeni bilgi koymanız gerekmektedir.

6-Zekânızı geliştirmek için vücut egzersizi yapın. Uzmanlar, aerobik antrenmanın okul performansından sinir iletim hızına kadar her şeyi geliştirdiğine inanıyorlar. Egzersiz gerçekten yapılmasını mantıklı kılan birçok yarara sahip.

7-Yeni şeyler deneyin. Yaratıcı ve yaratıcı olmayan kişilerin karşılaştırıldığı bir çalışmada temel farkın; birinin yeni şeyler öğrenme konusunda daha açık olduğunu diğerinin ise olmadığını göstermektedir.

8- Dikkat dağılma olayını sonlandırın. Alakasız uyarıcılar tarafından bombardıma tutulursanız, bir yere odaklanmanız çok zor olur. Kesinlikle bir şeyi yapmanız gerekiyorsa ( örneğin bir raporu tamamlama) telefonun fişini çekebilmeli  ve konsantre olabileceğiniz bir yer bulmalısınız.

9-Tutkularınızın peşinden gitmeyi sakın unutmayın! Bir Hollandalı psikolog “satrançın  büyük ustalarını, diger santranç ustalarından neyin ayırdığını bulmaya çalışıyor. Her gruba bir “ IQ, hafıza ve boyutsal akıl yürütme testi” uyguluyor.
Onlar arasında test farklılığı bulamıyor. Halbuki aralarindaki tek fark, büyük ustaların satrançı daha çok sevmeleri, daha tutkulu ve daha çok bağlı olmaları.
Bu nedenle Tutku, yaratıcılığın anahtarı olabilir.

James THORTON

Categories: GENEL KÜLTÜR

FASIL NEDIR?

Fasıl,dindışı Türk musikisi geleneğinde aynı makamda ve çeşitli formadaki eserlerin sıralanmasıyla yapılan Konser demektir.
Veya kendine ait musiki edebiyatı olan bir tür olup, ceşitli usullerdeki eserlerin birbiri ardına bağlanmasıdir.
Bir baska tabirle usulden usule geçmek işidir.
Bunu yapmak ise çok kolay değildir.Cunku eserlerde usuller ve ritim kalıpları farklıdır.
Bu zor geçişleri de def sağlar. Ve bu yüzden “Def” fasıl ekibinin olmazsa olmazıdır.
Fasıl topluluğunu Def ’le usul vurarak “Serhanende” adı verilen kişi yönetir.
Fasıl musıkisini icrâ eden topluluk da belirli sayida sazende ve hanendeden oluşur.
Klasik fasıl sıralaması; “taksim”, “peşrev”, “kâr”, “1.beste”,”2.beste”, “ ağır semai”, “yürük semai”, “saz semaisi” şeklindedir.
Zamanla “şarkı” formunun önem kazanmasından sonra, bu geleneksel
biçim yerini ağırdan başlayarak, gittikçe hızlanan çeşitli tempolardaki şarkılara bırakmıştır.
Fasıl musıkisi sarayda, Enderun’un kurulduğu dönemden itibaren meşk sistemiyle öğretilmeye başlanmıştır.
Saray dışından musıki ustalarınında katılımıyla padişah huzurunda icra edildiğinde “huzur faslı”, “
harem faslı” diye adlandırılmıştır.
Açık alanlarda ve sarayların divanhanelerinde kalabalık hanende ve sazendelerin katılımıyla icra edildiğinde ise “meydan faslı” , “küme faslı” diye de isimlendirilmiştir.
Her şarkı fasılda okunmaz. Fasıl şarkısının yapısı ayrıdır.
Fasılda belli bir icra disiplinini gerektirir. Öyle ‘okudum oldu’ şeklinde fasıl olmaz.
Fasılın belli kurallari vardır. Ornegin:
Fasıl kapandıktan sonra istek parçalar söylenebilir.
Fasılda el çırpmak, alkışlamak ve konuşmak sanatçıya yapılabilecek en büyük hakarettir.
Fasılda Şarkılara eşlik edilebilir.
Fasıl, musiki kültürümüzün vazgeçilmezlerinden biri olarak kabul edilir.
Her tabakadan
halkın musıki zevk ve kültürüne seslenebilen bir tür olarak yüzyıllardan beri etkinliğini sürdürmektedir.

Categories: GENEL KÜLTÜR

YÖNETİCİNİN BİLMESİ ve UYMASI GEREKEN BAZI KURALLAR

1-Bilmediğiniz konuda konuşmayınız.
2-Karşı tarafın düşüncelerini kabul etmeseniz de dinleyiniz.
3-Muhatabınızın kültür seviyesine göre konuşunuz.
4-Hatalarınızı kabul ediniz, gerektiğinde özür dilemeyi biliniz.
5-Gerektiğinde teşekkür ediniz.
6-Uluorta her şeyi her yerde tenkit etmeyiniz. Hele ithama hiç yönelmeyiniz.
7-Konuşmalarınızı ölçülü yapınız, kısa ve öz konuşmayı tercih ediniz. 
8-Ast üst ilişkilerinde konuşma ve davranışlarınızı iyi ayarlayınız; mesafeyi iyi koruyunuz.
9-Söz borçtur, verdiğiniz sözü yerine getiriniz.Yapamayacağınız işi vaat etmeyiniz.
10-Astın yanında üstün veya üstün yanında astın eksikliklerini kinci davranışlarla ortaya koymayınız.
11-Dedikodu yapmaktan kesinlikle kaçınınız.
12-Hoşgörü sahibi olunuz. Duygusal olmayınız.
13-Yetki ve sorumluluklarınızı iyi biliniz.
14-Mutluluk ve sevgi ifade eden gülümsemeyi yüzünden eksik etmeyiniz.
15-Temiz, tertipli ve düzenli olunuz. Dağınıklıktan kaçınınız.
16-Başkalarının açık ve eksik yanlarını aramayınız.
17-Çevrenizde sıcak komşuluk ilişkileri kurunuz
18-Aile yaşamına özen gösteriniz.
19-Hangi durumda olursa olsun, başkalarına ait makam koltuklarına oturmayınız.
20-Resmi makam ve ziyaretlere giderken, kendinize çeki düzen veriniz.
21-Milli ve dini bayramlarda, yeni yılda, doğum günlerinde, yeni atamalarda yakınlarınızı, arkadaşlarınızı kutlayınız; onların acı günlerinde taziyede bulununuz.
22-Özel ihtiyaçlarınızı ( gazete, dergi,sigara vb.) kurum personeli aracılığı ile temin yoluna gitmeyiniz.
23-Söylediklerinizi hareketlerinizle teyit ediniz.
24-Yapmacık söz ve davranışlardan kaçınınız
25-Giyim kuşam ve konuşmalarınızla karşınızdakine itimat telkin ediniz.
26-Tarafsızlıktan ayrılmayınız
27-En küçük bir birim amirinin odasına girerken bile kapıyı çalmayı unutmayınız.
28-Yeniliklere açık olunuz, öğrendiklerinizle yetinmeyiniz.
29-İhtiyacı olana bilgi vermekten çekinmeyiniz.
30- Astlarınızın yanında arkadaşlarınızla tartışmayınız.
31- Karşınızdakine zorluğu gösterip korkutmayınız. Kolaylığı gõsterip rehber olunuz.
32- Yolda giderken, sizden kıdemli veya büyük olanın solundan yürüyünüz.
33- Soru sorulduğunda düşünmeden cevap vermeyiniz.
34- Her içe başlamadan önce, hazırlık yapmayı bir alışkanlık haline getiriniz.
35- Gerekli olan yerlerde, soru sorma ve açıklama yapma cesaretini gösteriniz.
36- Sizden önce aynı yerde görev yapan yöneticiyi, kusurları ile değil, meziyetleri ile anınız.
37- Çalıştığınız kuruma hizmeti geçmiş ve çeşitli nedenlerle ayrılmış kişileri unutmayınız.

 Canten KAYA

Categories: GENEL KÜLTÜR

KALP KRIZI

Hayat tarzimizin epeyce değiştiği şu son yillarda artik her yaşta insan “kalp krizi” geçiriyor.
Bu acidan aciklayacagimiz bazi hususlari iyi bilmek gerekiyor:

Diyelim ki, mesai saati bitti ve siz de akşam 18:30 civarında, alışılmadık derecede zorlu bir iş gününün ardından (tabii ki tek başınıza) arabanıza binip evin yolunu tuttunuz.
Çok yorgunsunuz ve canınız da fena halde sıkkın.
Birdenbire göğsünüzde, kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya başlayan korkunç bir ağrı hissediyorsunuz.
En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp başaramayacağınızdan emin bile değilsiniz.
Ne yapacaksiniz???
İlk yardim kurslarina katilacak kadar akli başinda biriydiniz ama kurstaki eğitmen, sizin başiniza bir şey geldiğinde ne yapacağinizi öğretmedi!!!
Yalniz başiniza iken kalp krizi geçirirseniz nasil hayatta kalirsiniz?
Cunku pek çok insan kalp krizi geçirdiği anda tek başina oluyor; etrafta yardim edecek kimse bulunmuyor.
Ve kalp atişlari düzensizleşen ve bayilacakmiş gibi hisseden birinin bilincini yitirmeden once yalnizca 10 saniye kadar zamani vardir.
Bu durumda ne yapmaniz gerekir?
Cevap:
1-
Paniğe kapilmadan üst üste kuvvetlice öksürmeye başlayin.
2-Öksürmeden önce her seferinde derin bir nefes alin; öksürükleriniz güçlü olsun, derinden gelsin ve uzun sürsün, tipki göğsünüzde birikmiş balgami atmaya çalişir gibi öksürün.
3-Her iki saniyede bir derin nefes alip öksürün ve bunu ya yardim gelene kadar, ya da kalp atişlariniz tekrar normale dönene kadar sürekli yapin.
Cunku derin nefes almak ciğerleri oksijenle doldurur.
Oksürmek kalbe tazyik yapar ve kan dolaşimini rahatlatir.
Kalbe uygulanan bu tazyik, kalbin normal ritmine dönmesini kolaylaştirir.
Ve bütün bunlar size, bilincinizi kaybetmeden önce hastaneye yetişecek zamani tanir. 
 

Ece ALTAY

Categories: GENEL KÜLTÜR
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.