Arşiv

Archive for the ‘HAYATIN ICINDEN’ Category

BAŞARISIZ OLMA YOLLARI

Hayatı yaşamak yerine ıskalamak, bir de “sevimsiz” ve de “başarısız” olmak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri uygulamalısınız…
-İnanmanız gerekirden, kuşkulanın!..
-Güvenmeniz gerekirken, sorgulayın!..
-Emin olmanız gerektiğinde ise daima tereddüt gösterin!..
-Sevginizi açığa vuracağınıza, etrafınıza kin saçın!..
-Cesaret göstermeniz gerektiği an kaçın!..
-Risk üstlenmeniz gerekirse, bekleyin: Gün doğmadan neler doğar!..
-Kendinizi garantiye almadan adım atmayın…
-Duygularınıza boş verip mantığınızla övünmeyi sürdürün!..
-Umutlarınızı, beklentilerinizi ve kararlarınızı sürekli erteleyin!
-Konuşun, ancak harekete geçmeyin. Kaplumbağa gibi kabuğunuzun içinden çıkmayın!..
-Beklenmedik her olay karşısında paniğe kapılın.
-Çözümü değil, sorunları konuşun. Çözüme kilitlenmeniz gerektiğinde, soruna kilitlenin!..
-Her küçük sorunu “büyük sorun” olarak görün!..
-Geçmişte yaşadığınız mutsuzlukları düşünüp mutsuz olun ve bunları çevrenizle de paylaşın!..
-En yakınlarınızdan başlayarak tanıdığınız tanımadığınız tüm insanlara kaba davranın!..
-Sürekli olarak kapalı alanlarda yaşayın, ilkbahar, hatta yaz da gelse farketmez görünün!..
-Hiçbir sorununuzu paylaşmayın, kimseyle konuşmayın!..
-Eve daima geç gelin, evden hep erken çıkmaya çalışın!..
-Kitap filan okuyup çocuklarınızla oynayarak zaman kaybedeceğinize (!) zamanınızı televizyon seyrederek değerlendirin!..
-Eve her gelişinizde bağırıp çağırın ki, geldiğinizi herkes fark etsin!..
-Otoriter olun, yeri geldiğinde yumruğunuzu masaya vurmayı bilin!..
-Birlikte çalıştığınız, ya da birlikte yaşadığınız insanlara sert davranın ki, çekinsinler.
-Sürekli övünün. Çevrenize sık sık hayatta yakaladığınız fırsat ve imkanları anlatın.
-İnsanlar anlaşılmazdır! Bu yüzden onları anlamaya değil, düzeltmeye ve kullanmaya bakın!..
-Sizden beklentileri olan insanların beklentilerini boşa çıkarın!..
-Yakınlarınız hakkında dedikodu yapın, herkesi çekiştirin!..
-Hayatta kolaycı olun: Hiçbir konuda kafa patlatmayın, hadiseleri analiz etmeyin; ya kabul edin, ya da reddedin!..
-Evinizi ve işyerinizi kullanmadığınız eşyalarla tıka basa doldurun: Belki bir gün lazım olur!..
-Muhtaçlara sırt çevirin, mal varlığınızı bencilce salt kendinize harcayın!..
-Özür dilemeniz gerekse bile, başta eşiniz olmak üzere, kimseden özür dilemeyin!
-Her konuda haklı olduğunuza, haksız olsanız bile size hak verilmesi gerektiğine inanın!..
-Asla hayal kurmayın. “Ben gerçekçiyim, realistim” sözünü sık sık kullanın!..
-Sevmeyi, hele de bunu göstermeyi aklınızdan bile geçirmeyin! Bunlar zayıf insanlara göredir! Hatta sevmekten ve sevilmekten, ölümden korkar gibi korkun.
-Sorunları aşmada sık sık kaba kuvvete başvurun!..
-Tesadüfen yaptığınız birkaç iyiliği sürekli olarak anlatın!..
-Hayattan ders almayın, değişmeyin, hep aynı kalın!..
-Her söze “ben.. ben” diye başlayın, herkesin sözünü kesin, gururlanın!”
Bu kafada devam ettiğiniz taktirde, bin yıl yaşasanız bile ne yaşamayı öğrenebilirsiniz, ne de mutlu olmayı başarabilirsiniz.
Ama tabii hayat sizin: Siz bilirsiniz!

Yavuz BAHADIROGLU

Categories: HAYATIN ICINDEN

HAYATIN ENLERi

Hayatta ki en önemli şey ALLAH’IN GÜCÜ !
En güçlü iletişim kanalı DUA !
En değerli servet İMAN !
Hayatta ki en etkili güç SEVGİ !
En büyük mutluluk ÖZVERİ !
Onsuz olunması en kötü şey ÜMİT !
En yIkıcı alışkanlık KAYGI !
Dünya üzerinde ki en inanılmaz bilgisayar BEYİN !
En büyük kayıp ÖZ SAYGIYI YİTİRMEK !
En büyük doğal enerji kaynağı GENÇLİK !
En çirkin kişilik özelliği BENCİLLİK !
Üstesinden gelinmesi gereken en büyük sorun KORKU !
En güzel kıyafet GÜLÜMSEYİŞ !
Başarıyı engelleyen en güçlü düşman MAZERET !
Toplumda istenmeyen en tehlikeli kişi DEDİKODUCU !
En güç dolu sözcük YAPABİLİRİM !
En değersiz duygu KENDİNE ACIMAK !
En çok güç veren aşı TEŞVİK ETMEK !
En etkili uyku ilacı ZİHİN HUZURU !
En taktir edilecek iyelik GÜVENİRLİLİK !
En mutluluk verici iş BAŞKALARINA YARDIM ETMEK !
Ve en iyi yaklaşım ŞÜKRETMEKTİR !
Şükretmek hayatın iyi tarafını ortaya çıkarır
Sahip olduklarımızın Aslında yeterli, hatta fazla bile olduğunu hissettirir
Reddi Kabule, Düzensizliği Düzene, Karmaşıklığı Netliğe çevirir
Bir öğün yemeği Ziyafete, Bir evi bir yuvaya çevirir
Şükretmek Geçmişimizi Anlamlı kılar, Bu güne huzur ve yarınlara bir ışık getirir

ALINTI

Categories: HAYATIN ICINDEN

BİR BARDAK ÇAY

Bir bardak çay deyip geçmeyin aslında birçok gerçegi gösterir
Ve hayatımızdan bir kesittir. 
Çayın Alt Demliği : “KAYNANADIR” Sürekli Kaynar Durur.
Hatta:Dikkat edilmezse TAŞABİLİR
Üst demlik:” GELİNDİR” Alt demlik kaynadıkça onunda Hareketi artar.
Ama Zamanla da Olgunlaşır ve Demlenir…. …
“GELİNİN KOCASI ise Bardaktır.
Her iki Çaydanlıktan da Yeterince Nasibini Alır.
Biraz Kaynana Doldurur onu;Birazda  Gelin…
Bu nedenle de Denge Unsurudur.
Açık yada Demli çayın Hoşa gitmemesi Bundandır…. .
“ÇOCUKLAR” Çayın Şekeridir. Tat verir.
 Çok Şeker Çayın Lezzetini Bozar.
 Şekersiz Çaya alışanlara ise Bir tanesi bile…Fazla Gelir…..
“GÖRÜMCE” ise Çay kaşığıdır.
Arada Bir gelir; Karıştırıp Gider….
“KAYINPEDERE GELİNCE” o da ” Çay Tabağı”dır.
Çayın Demine, Suyuna Karışmaz; Bir Kenarda öylece Oturur.
Sadece Dökülenleri Toplar  ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak; Ara sıra boşaltılması gerekir, Yoksa Taşıp Herşeyi Berbat edebilir.
“ÇAY SÜZGECİ” Ailenin Sahip olduğu Değerlerdir.
Ve Aileyi Dış Müdahalelerden Korur.
Süzgecin Delikleri Büyük olursa ! Çayın Tadı Kaçar.
Suyu Isıtan “ATEŞ” ise HOŞGÖRÜDÜR.
O Olmadan Çay da Olmaz.
KISACASI Bir Bardak Çay “AİLEDİR”
ve  Ağız Tadıyla içilen Bir Bardak çayın da Üstüne Yoktur..

Categories: HAYATIN ICINDEN

GELENEK ve ENGELLER

Gelenek tarafından kurulan tuzaklar, yoluma durmadan yeni engeller ve yeni sınavlar çıkarıyordu.
O engel ve sınavlar sırtıma bindiğinde, bilgeliği ararken ölüp gideceğimi sandım.
Çevreme baktığımda ise; sözlerimin pek o kadar inandırıcı olmadığını fark ettim.
Şunu anladim:
Usta olduğun zaman bile bilmelisin ki senin yolun Allah’a giden birçok yoldan yalnızca biridir.
Işte o zaman gerçeğin farkına varır ve yolculuğun büyük sırrını anlayabilirsin.
O sır da şudur:
“Ancak öğreterek öğrenebilirsin. 
Evet! Hayat bize her dakika yeni şeyler öğretir; ama bunun farkına ancak başkalarına öğretmek ve şu yaşadığımız serüven kadar görkemli serüvenlere katılmak zorunda kaldığımız zaman varırız.

Paulo COELHO

Categories: HAYATIN ICINDEN

SON DERS

26 Jun 2009 LATİF ÜNAL 1 yorum

http://www…dailymotion.com/video/x974xc_son-ders_news

ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi’nin Ölümcül Kanser Hastası Olan Öğretim Üyelerinden Prof. Randy Pausch’un ‘Son Ders’i

Categories: HAYATIN ICINDEN

ANKET

Dünya çapinda bir anket yapilmis ve ankette sadece bir soru sorulmus:
Soru soyle:
Lütfen dünyanin geri kalan kismindaki yiyecek eksikligine bir çözüm bulmak ile ilgili kisisel görüsünüzü belirtiniz.”
Bu anket büyük bir basarisizlikla sonuclanmis. Çünkü;
- Afrika’da insanlar “yiyecek” kelimesinin ne anlama geldigini bilmiyorlar.
- Bati Avrupa’da insanlar “eksiklik” kelimesinin ne anlama geldigini bilmiyorlar.
- Dogu Avrupa’daki insanlar “kisisel görüs”ün ne anlama geldigini bilmiyorlar.
- Orta Dogu’da insanlar “çözüm”ün ne anlama geldigini bilmiyorlar.
- Güney Amerika’daki insanlar “lütfen” kelimesinin ne anlama geldigini bilmiyorlar.
- Ve Amerikada’ki insanlar “dünyanin geri kalan kismi”nin ne anlama geldigini bilmiyorlar.

Categories: HAYATIN ICINDEN

AHDE VEFA

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girer. Derler ki :
-Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :

- Söyledikleri doğru mu diye sorar.

Suçlanan genç der ki :

- Evet doğru.

Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.
Genç anlatmaya başlar:

Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım.
Ailemle beraber gezmeye çıktık,kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi.

Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor.

Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü.

Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası öldü.

Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı,durum bundan ibaret, dedi.

Hz Ömer:

-Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam.Madem suçunu da kabul ettin… dedi.

Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:

Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı:

Ben memleketinde zengin bir insanım,  babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı.

Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım.

Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime rehin ve kefil olarak birini bulurum, der.
Hz. Ömer der ki:
Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?
Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki:
- Bu zat benim yerime kalır.
O zat, Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından,
daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As’ dan başkası değildir.
Hz. Ömer Amr’a dönerek:
-Ey Amr, delikanlıyı duydun, der.
O yüce sahabe:
-Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır.
Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur.
Medine’nin ileri gelenleri Hz. Ömer’e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As’a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler,
Fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler.
Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir der ki:
-Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim.
Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki:
-Biz de sözümüzün arkasındayız.
Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından beklenen genç görünür.
Hz. Ömer gence dönerek der ki:
-Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı, neden geldin?
Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insanı için pek de önemli olmayan):

‘AHDE VEFASIZLIK ETTİ’  demeyesiniz diye geldim der.  

Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As’a der ki:
- Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?.
Amr Ibni As vakarla kanımızı donduracak bir cevap verir:
-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.
‘İNSANLIK ÖLDÜ’  dedirtmemek için kabul ettim
, der.

Sıra gençlere gelir, gencler derler ki:
- Biz bu davadan vazgeçiyoruz.
Bu sözün üzerine Hz Ömer:
-Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz,  ne oldu da vazgeçiyorsunuz? der.
Gençlerin cevabı da dehşetlidir:
‘MERHAMETLİ İNSAN KALMADI’ DEMEYESİNİZ DİYE…

Gonderen
Ozcan KOC

Categories: HAYATIN ICINDEN

ÖZGÜVENİ SARSAN 7 CÜMLE

1-Ben diğerlerinden farklıyım, çünkü onlar daha akıllı

2-Keşke daha zeki olsaydım

3-Ben zaten her zaman geriden giderim

4-Ben beceriksizin tekiyim

5-Zaten ben doğuştan beri böyleyim

6-Çok sinirli, dengesiz ve dağınığım

7-Keşke daha güzel olsaydım [güzel değilim]

Categories: HAYATIN ICINDEN

ÇALIŞACAK KİŞİ SEÇERKEN

Visa Kredi kartlarının kurucusu ve ilk yöneticisi Dee Hock diyor ki:
Yanında çalışacak veya senin için görev alacak kişileri seçerken;

İlk olarak ahlaklı olanları seç ve onları terfi ettir.

İkinci olarak onların motivasyonuna bak,
Üçüncü olarak onların kapasitesine bak,

Dördüncü olarak onların anlama yeteneğine bak,

Beşinci olarak onların bilgilerine bak,

Altıncı ve sonuncu faktör olarak da onların deneyimlerine bak.
Ahlak olmayınca motivasyon tehlikelidir,
Motivasyon olmadan kapasite yetersizdir,
Kapasite olmadan anlama kabiliyeti sınırlıdır,

Anlama kabiliyeti olmadan bilgi anlamsızdır,

Bilgi olmazsa tecrübe kördür.

Tecrübe ise o kadar önemli değildir, önemli olan ondan önce gelen niteliklerdir.
Bir insanda bu nitelikler varsa tecrübe kolayca kazanılabilir.

 

Amerikalı Filozof, Profesör ve Yazar Tom Morris’in

[İnsan Değerleri Enstitüsü'nün kurucusu]   

‘Eğer General Motors’u Aristo Yönetirse’ isimli kitabından

Categories: HAYATIN ICINDEN

HER YILDIZIN OZEL BIR ALANI VARDIR

18 Sep 2008 LATİF ÜNAL 1 yorum

Cok defa insanlari kendi inancimiza inandirmaya, dunyayi bizim gordugumuz gibi gormelerini saglamaya calisiriz.
Bizim inancimiza ne kadar cok insan inanirsa; sanki inandigimiz seyin  dogrulugunun o kadar kesinlesecegini saniriz.
Ama isin asli oyle degil!

Ornegin: Bir dugun toreni.
Baba kizini evlendirme umudunun, kiz evlenme dileginin ve damad da hayallerinin gerceklesmesini kutluyor.

Guzel bir sey bu, cunku hayallerinin gercek oldugunu herkese gostermek istiyorlar.

Kimseyi bir seye inandirmak icin duzenlenmis bir solen degil.

Tum yildizlari bir araya getirebilecek hic bir din yok; olsaydi, evren koskocaman, bombos bir alana donusur, varlik nedenini yitirirdi.

Her yildizin kendi ozel bir alani ve kendine has ozellikleri vardir.
Buradan baktigimizda birbirine benzeyen onca cisim goruruz, oysa insan aklinin almayacagi bir alana yayilmis, birbirinden farkli milyonlarca sey var orada.


Paulo COELHO

Categories: HAYATIN ICINDEN