ANNEME MEKTUP

Anneciğim, bu geç kalmış özür mektubumu lütfen kabul et.
Bu mektup, seni ahirete uğurladıktan sonra daha iyi anlayan, ama geç kalan bir oğulun vicdan muhasebesi.
Anneciğim, ne olur beni affet!
Seni, hayatta iken anlayamadım, bu düşünce şimdi beynimi kemiriyor.
Kıymetini bilemedim, içimde bir ukde halinde duruyor.
Anneciğim, şu an içinde yaşadığım dünya, senin yokluğunda bana bir garip geliyor.
Ya sen buraya ait değildin, ya sen gideli insanlar değişti, ya da ben herkeste seni arıyorum.
Anneciğim, bir gün bana, “Oğlum, ömrüm arkandan su dökmekle geçti” demiştin ya! Haklıymışsın!
Yıllarca sürahilere doldurduğun gözyaşlarını arkamdan döktün.
Acılarını şefkat dolu yüreğine gömdün,
Ve benim geleceğim adına gurbetler yaşadın.
Fakat yaşadığın bütün zorluklara rağmen, Rabbinin gücüne gidecek hiçbir şikayette bulunmadın.
İçten içe ağlasan da hep başkalarını güldürdün.
Ve şu fani dünyaya bir gün olsun bile önem vermedin.
Anneciğim, ben şehadet ederim ki;
Rabbine saygında,
Peygamberine sevginde,
Eşine sadakatte,
Ve çocuklarına şefkatte asla kusur etmedin.
Haram nedir bilmedin,
Kötülük asla  düşünmedin.
Dinine ve değerlerine çok saygı gösterdin.
O kadar ki; dini bilgi var diye kopmuş takvim yapraklarını bile yere atmaktan kaçındın.
Anneciğim, yine şahitlik ederim ki;
Gecelerin kandil geceleri, gündüzlerin üç aylar gibiydi.
Namazlarını Rabbinin huzurunda olduğunun bilinciyle kılar,
Teheccüd namazlarını hiç aksatmaz,
Sabah namazlarından sonra yatmaz,
Bitmez tükenmez bir aşkla Kur’an okur,
Tesbihini bir dantela işler gibi çeker,
Ve sonra günlük işlerine başlardın.
Ve ben bütün samimiyetimle inanıyorum ki;
Devamlı okumaktan kenarları kıvrım kıvrım olmuş o Kur’an yaprakları, Ahirette sana şehadet edecektir.
Anneciğim, geçmişi hatırladıkça şimdi daha iyi anlıyorum ki;
Sen kalabalıklar içinde yalnız ve tamamen ahiret yörüngeli  bir insandın.
Şu an, iş yapmaktan çatlamış ellerini,
Kırışmış alnını ve şakaklarını,
Nur gibi ay yüzünü,
Ve pamuk gibi saçlarını nasıl özlüyorum bilemezsin.
Tek tesellim, senin gibi bir ananın oğlu olmak.
Eğer çok endişe ettiğim ahiret hesabını vermekte zorlanırsam;
Rabbime senin oğlun olduğumu söylememe lütfen izin ver.
Çünkü, Peygamberimizin şefaatiyle birlikte,
Rabbimin sana lutf edeceğini umduğum naz makamına güveniyorum.
Anneciğim, ne olur beni affet!
Bana, aileme, tüm sevdiklerimize ve sevenlerimize şefaatçi ol!
Kendi güzel, gönlü güzel, asil annem benim.
Bunu tüm kalbimle senden istiyor,
Senin şahsında kıymeti bilinmeyen tüm annelerden özür diliyorum.

Latif ÜNAL / 28 Ekim 1998

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s