GİORDANO BRUNO

İtalyan Filozof, Rahip, Gökbilimci ve Okültist
(Doğumu 1548,Nola/İtalya – Ölümü 17 Şubat 1600 Roma/İtalya)
Düşünce özgürlüğünün ilk havarisi.
Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden biridir ve şair yönüyle de edebiyata en yakın duranıdır.
Ona doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir.
DÜŞÜNCELERİ:
Bruno, evrenin sonsuzluğu yanında evrenin birliği ilkesini de benimser.
Buna göre Ortaçağ felsefesinde temel alınan gök ile yer ayrılığını reddeder.
Bruno, Tanrı’nın ve evrenin birbirinden farklı olmadığını ama aynı gerçekliğin iki sonsuz görünümü olduğunu kabul eder.
Ona göre her şey Tanrısal kuvvetin görünüşüdür:

“Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.”

Düşüncelerinin açıklanmasının kendisi için çok tehlikeli olduğunu bildiği halde, yukarıdaki cümlesinden de anlaşılacağı gibi, yazı ve konuşmalarında düşüncelerini hep böyle açıkça ifade etmiştir.
Aristotelesçi kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alan İtalyan filozof, Kopernik‘in tezini savundu.
Evrenin sonsuz ve eş dağılımlı olduğunu ve evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi.

YAŞAMI:

On dört yaşındayken Dominiken tarikatına girdi. 
Kopernikus sistemi ile tanışınca, Bruno tarikat mensubu bir kişi olmaktan sıyrıldı ve buna bağlı olarak Hıristiyan inancıyla arasındaki bütün bağları koparttı.
Kiliseye karşı bir sistem içinde yer aldığından din sapkınlığı ile suçlandı. 
Engizisyon baskısından kurtulmak için Roma’ya ve ardından Kuzey İtalya’ya kaçtı.
Dinsizlik ile suçlandığı için hiçbir yerde kalıcı olarak yaşayamadı, sürekli gezdi.
Cenevre’ye geçti, ardından Güney FransaParis ve Londra‘da devam etti yaşamına. 
1582 yılında Sorbonne Üniversitesi‘nde bir kürsü elde etti. Londra’da eserlerinin bir bölümünü bastırdı. 
Londra‘dan kısa bir süreliğine yine Paris’e geçen Bruno, bu defa da Almanya‘ya gitti ve eserlerini yayımlatma çabalarını sürdürdü.
Daha sonra Zürih‘e geçen Bruno, bir İtalyan aristokrat tarafından Venedik‘e davet edilince bu daveti kabul etti. Burada Galileo Galilei ile tanıştı. Ama Mocenigo adlı bir aristokratla çatışınca, onun tarafından Engizisyon’a teslim edildi.

ÖLÜMÜ:
Sekiz yıl hapiste kalarak tanrıya saygısızlık, ahlaksız davranış ve dinden çıkmak suçlarından soruşturuldu.
Ona, düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceği söylendi.
Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi.
1600 yılında Roma Katolik Kilisesi’nin Engizisyon mahkemesinde uzun bir yargılamanın sonunda Hristiyanlık’ın  ünlü ilkesine göre ‘’Kanı akıtılmadan eziyet edilerek öldürülmesine’’ karar verildi.
Kilisenin bu kararı, 1600 yılının Şubat ayında, Roma‘da Campo de’ Fiori meydanında Bruno’nun diri diri yakılması ile yerine getirildi.
Ölüm kararını Bruno’ya bildiren yargıç, ondan şu cevabı almıştır: 
“Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz”.

WİKİPEDİA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s