EMANET / BİGE GÜVEN KIZILAY

hayykitap.com

Değerli okurlar.
Bu hafta güzel bir kitap okudum. Beğendiğim bazı yerleri sizlerle paylaşmak istedim.

MEMLEKET
Bazen kızarsın ama sevmekten vazgeçemezsin. Kıyamazsın, sahiplenirsin.
Terk edesin gelir, ama bırakıp da gidemezsin. Çünkü bilirsin ki sen dünyanın hiçbir yerinde buradaki sen olamazsın.
Sadece burada tattığın duygular vardır, başka bir yerde o duyguları bulamayacağını bilirsin.
Ülkeye zararları oluyor diye kötülerine kızarken iyilerin kıymetini daha iyi bilirsin.
İnsanlar vardır özleyeceğin, onlardan ayrılmak istemezsin.
İçinde kendini tamamlanmış hissettiğin örf, adet ve gelenekler vardır. Onları arkanda bırakmak istemezsin.
Sana en kötü gelen şey de, en iyi gelen şey de bu topraklardadır, bilirsin.
Ne kadar tepki duysan, ne kadar kızıp söylensen de, bir başkası bu memleketin aleyhine konuşsun istemezsin, hatta buna izin vermezsin.
Dersin ki, ben burayım, burası da ben. Küssen de bu böyledir, sevsen de… (s.212)  

AHLAKLI OLMAK
Ahlaklı olmak bir var oluş biçimi. Ve öncelikle kendimize karşı görevimiz. Bir başkasının takdirini ya da ödülünü almak için değil, kendimize olan saygıdan dolayı böyle davranmak. Bir iyiliği karşılık beklemeden yapmak ne kadar değerliyse; dürüst, çalışkan ve iyi niyetli olmanın karşılığını beklememek de o kadar önemli ve değerlidir. (s.332)

MUTLULUĞUN SIRRI
Düşünceler davranışlara dönüşür, davranışlarda etrafınızdaki insanları belirler. Sevgi istiyorsan sevgi dolu olacaksın, güven duymak istiyorsan güvenilir olacaksın. Seni huzursuz eden, kendini kötü hissettiren, içini karartan insanları etrafından ayıklayacak, hatta evini temizler gibi onları hayatından temizleyeceksin. Ve bunu yapabilmek için de iç sesini dinleyeceksin. (s.362) 

GEÇMİŞİN MUHASEBESİ
Ne yaşadım? Ne kattım hayata?
Sevinçlerim mi çoktu, kederlerim mi?
Geriye ne bırakıyorum?
Nasıl cümleler kullanılacak ardımdan?
Nasıl bir şarkı bırakacağım geride?
Notaları yazan benim, arkamdan çalınacak şarkıyı besteleyen de.
Mazimin orkestrası, içinde hüzün de olan, ama neşe ve coşkuyu da barındıran bir senfoni olsun.
Çünkü sevildim, sevmeyi öğrendim.
Acılar yaşadım, sabretmeye alıştım.
Emek verdiler bana, emek verdim.
Mahrumiyetler yaşadım, şükretmeyi seçtim.
Zaman zaman sendelesem de, hep ayakta kalmayı bildim.
Mevlana’nın dediği gibi:
‘’Sıkıntılar misafir gibidir. Gelir ve gider. Önemli olan gönderenin hatırına misafire sabretmektir.’ (s.364)’

AİDİYET (Kimlik)
Aidiyet çok önemlidir. İnsan kendini bir yere ait hissetmediğinde neye sarılacağını şaşırır. Ama insanın arkasında sırtını dayadığı bir ailesi ve onurla kendini ait hissettiği bir ülkesi varsa sorun yok. (s.427)

HAK ve ADALET
Hak ve Adalet, yasaya uygun davranmak ve eşitliğe riayet etmek demektir.
Bu durumda yasal ve eşitliğe uygun olana HAK, yasal olmayan ve eşitsizliğe dayanan şeye de HAKSIZLIK diyoruz.
Güçlü olan haklı değil, haklı olan güçlüdür. Çünkü gücünü hakkından alır.
Ve ADALET denen şey, güçlünün değil, haklının yanında yer almaktır.
Ve Aristoteles’ de ‘’Adalet, bütün diğer erdemleri de içine alan en mükemmel değerdir’’ diye tarif ediyor. (s.433)   

BEDEN ve RUH
İnsan bedenini bir hedef, bir anlam ve bir kısım duygular ile doldurmazsa; o beden boş bir kabuk olur. Veya salt başarı, güç ve para ile güvende olacağını zannederse; yine de bir tarafı boşlukta kalır.
ANLAM dediğimiz şey, çocukluğumuzda kulağımıza fısıldanan sevgi sözcükleri, dinlediğimiz şarkılar, okunan şiirler, aile sıcaklığı, vatan sevgisi, sevdiğin bir yemeğin ya da çiçeğin kokusu, beklentisiz sevilmek gibi şeylerdir.
GÜÇ ise; elimize aldığımız para, elde ettiğimiz makam ve yaşadığımız konfor değildir. Güç, hayatın zorluklarına karşı sımsıkı durabilmek, umudunu korumaktır. Herkesin ve her şeyin eğri durduğu bir zamanda dosdoğru kalabilmektir. Başkasına değil, sadece kendine, kendi yeteneğine, kendi emeğine, kendi azmine ve kendi sabrına güvenerek yola çıkmaktır. İyi ile kötüyü ayırıp, kötüye arkanı dönüp, iyiye odaklanabilmektir. Kötülüğü saklandığı yerden çıkarıp çırılçıplak ortada bırakmak ve sonra da ona sırtını dönüp iyilerin yanına koşmaktır. (s.440)

İNTİKAM HİSSİ ve AFFETMEK
İntikam hissi ile yaşarsan, kendini negatif bir enerjinin içine sokar ve o karanlıkta debelenir durursun. Odağın intikam olursa; onların kötülüğünü beslemiş olursun. Oysa her insanın hayatında acı deneyimler yaşadığı olaylar ve kişiler vardır. Eğer intikam durağında kalırsan başka yerleri göremez, görmen gereken bazı güzellikleri kaçırırsın. İşte bu durumlarda ilahi adalete sığınarak affetmesini bilmen gerekir. (s.441)   

Bige GÜVEN KIZILAY’a ait ‘’Emanet’’ isimli kitaptan özetlenmiştir. (Hayygrup Yayıncılık A.Ş)

Latif ÜNAL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s