TAGORE

Rabindranath TAGORE (1861-1941)

Hint yazar, şair ve ressam. 7 Mayıs 1861’de Hindistan’ın Kalküta şehrinde doğdu. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı.
Rabindranath Tagore, özel öğretmenlerden ders alarak ortaöğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra’ya gönderildi ve Londra’da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi.
22 yaşında yazmaya başlayan Tagore, kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır.
Tagore Hindistan’ın İngiliz Emperyalizm’inin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarf etmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır.
Bengalî dilinde yazdığı yapıtlarının, hemen hemen hepsini kendisi İngilizceye çevirdiği için, bütün dünyada hızla bir şekilde tanındı.
1913’te GORA adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.
1915 yılında İngiltere kendisine “SİR” unvanını verdi.
1919 yılı ise Hindistan tarihi ve kendisi için bir dönüm noktası oldu. 21 Mart 1919’da çıkarılan ‘’yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutmasını sağlayan’’ yasa, ırkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı.
Bu yasa çıkınca Mahatma Gandhi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra,13 Nisan 1919’ da İngiltere’nin Hindistan’da giriştiği katliamla Amritsar’da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak’a girilip Sihler’in üzerine ateş açıldı. Pencap ‘ta sıkıyönetim ilan edildi.
Amritsar Kıyımı, Gandi’nin ulusal önder olarak belirmesine vesile olmuştur.
Gandi ve Tagore iki yakın dost olduğu için Tagore, hem bu yasayı protesto etmek, hem de Gandhi’ye destek olmak için bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Bu doğrultu da Genel Vali Lord Chelmsford’a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verdi. 
TAGORE ve ATATÜRK
Rabindranath Tagore 22 Kasım 1926 yılında İstanbul’u ziyaret ederek Atatürk’le tanışmış ve bu ziyaret sonrasında;  
“İnkılâplara, bilhassa fikri ve içtimai inkılâplara taraftarım. Hiç şüphe yoktur ki büyük Reisicumhurunuzun vücuda getirdiği inkılâp, yalnız Türkiye için değil, bilumum Şark milletleri için gayet parlak bir istikbâl hazırlayacaktır.

Şark milletleri, şimdiye kadar dini taassup neticesinde medeniyet yolunda çok gerilerde kalmışlardı. Halbuki Türkiye inkılâbı, Şark milletlerine doğru yolu göstermiştir.” açıklamasını yapmıştır.
Daha sonra Tagore ve Atatürk mektuplaşıyorlar. Hint bilge Atatürk’ten Türk kültürünü anlatan kitaplar istiyor, Atatürk de Tagore’nin kurucusu olduğu Vishna-Bharati Üniversitesine 41 tane kitap hediye ediyor. Bugün bu kitaplar hala Üniversite kütüphanesinde sergilenmektedir. Ve kitapların önünde de ‘Türk halkının armağanıdır’ şeklinde bir plaka bulunmaktadır.
7 Ağustos 1941’de doğduğu şehir Kalküta‘da vefat eden Tagore ‘’67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle’’ dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir.
TAGORE’dan GÜZEL SÖZLER
‘’Denizin kenarında durup suya bakarak, denizi aşamazsınız.”
‘’Güneşi gözden kaçırdım diye ağlarsan, yıldızları da göremezsin.’’
‘’Hayatın derin hüznüne rağmen, güneşin yeniden doğacağını bilerek yaşadım.’’
‘’Bazı insanlarla aynı dilde konuşamayacağını fark edince, farklı dilde susmayı seçersin.’’

Değişik Kaynaklardan Derleyen
Latif ÜNAL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s